Yollara olan özlemler

Bazen yol iki şehri birbirine bağlar. Bu yol beni babama bağlıyor. En çok sınırsız olan il sınırı tabelalarını seviyorum, cam kenarını seçerek çam ağaçlarını izlemeyi, birde köylülerin sepetlere doldurduğu kırmızı yeşil meyveleri. Güneş vurdukça yeşilin her tonu farklı anlam kazanıyor ağaçlarda. Yolda birden aynı tip ağaçları görüyorum, ağaçların altında tezgah açmışlarıda çokta güzel yakışıyo sarı kamıştan yapılmış sepetlere incir. Tamda bunları düşünürken İncirliova’nın girişinde iki kızın yaprağıyla birlikte uzattıkları incir heykeli karşılıyor gelenleri. Babama alsam amma sevinir görünce diyorum ama otobüs benimle aynı duyguları paylaşmıyor ne yazık ki, oda haklı beni biran önce babama kavuşturmak için dönüyo tekerlekleri.

Yol işte insanın aklına bir çok şeyi getiriyor bak ne güzel bol incir olduğu için İncirliova demişler adına peki ben nereye gidiyorum Denizli’ye hemde denizi olmadığı halde verilmiş bu isim. Buraların sunduğu nimetlerden sonra çokta önemsemiyosun ismini hele ki Aydın’dan geçerken zeytinyağı kokusu burnunu yırtarcasına olursa. Zeytinyağı ve zeytinler bidonları bile bir başka gösteriyor koşup ekmeği banası geliyo insanın ama otobüsteyim işte. Sabunlarsa biraz biçimsiz ama doğal. Doğal olan sadece bitkisi, yeşili,
sabunu değil insanı bile farklı buraların. Yola çıkarken şimdi kitap mı okusam müzik mi dinlesem gibi kaygılarım olmuyo benim, yanımda oturan diğer bir seferi hoş bir merhebayla sohbeti açacak biliyorum. Hikayeler hep farklı ama sıcaklık aynı.

Sonunda kelimesini söylemeyi dağların arasındaki bembeyaz kaleyi Pamukkaleyi gördüğüm zamana bırakıyorum. Biliyorum ki babam o kaleden daha yakın bana. Aramızda geçecek olan diyalogtan duyduğum endişe ne cevap vereceğime götürüyor beni. Bu sefer başka bir şey mi söylesem acaba ? – Kızım bu kadarcık bavulla mı geldin?! – Evet baba – Az kalıcan yani – Gelirim yine baba (Daha gitmeden kurulan gelirim cümleleri) Yerine ; biliyorsun bir giydiğimi 3-4 hafta çıkarmam bavulun küçüklüğü yanıltmasın ya da bavulun ne önemi var gönüller bir olsun cümlelerinden birini mi seçsem.

Özlemleri dindirmek için cümleler, kalmalar bile yetersiz kalır çoğu zaman. Ve bu zaman zaman hatırladığım bir şarkının nakaratı, Bir elimde defne bir elimde sevdan KALBİM EGE’DE KALDI…

Twitter Digg Delicious Stumbleupon Technorati Facebook

1 Cevap | “Yollara olan özlemler”

  1. Misafire hoş geldin demek adettendir ya, bu yazıya “Güle güle git” demek geldi içimden. Ayırmasın kimse seni Ege’den…