
Dün akşam Mecidiyeköy AFM Profilo Salonları’nda düzenlenen Polis’in galasındaydık. Onur Ünlü’nün ilk filmi olan Polis’te başrollerde Haluk Bilginer, Özgü Namal ve Ragıp Savaş yer alıyor. Kadroda Sermiyan Midyat, Settar Tanrıöğen, Kaan Çakır, Yeşim Ceren Bozooğlu, Emre Karayel gibi isimleri izliyoruz.
Film başarılarıyla genç polisleri kendisine hayran bırakan cinayet masası polisi Musa Rami’nin ünlü bir mafya ailesinin bir üyesini öldürmesiyle başlıyor. Bu ölümün ardından mafya ailesi Musa Rami’nin peşini bırakmayıp ailesine yönelik tehditlerde bulunurken Musa Rami gönlünü kaptırdığı kendisinden yaşça çok küçük olan Funda’nın varlığına sarılıyor. Tabii bir yanda da Musa Rami’nin hiç beklemediği anda aldığı kötü bir haber var, tüm olayları dolaylı yoldan tetikleyen…
Filmden çıktığımızda kafalarımız biraz bulanıktı açıkçası. Türk Sineması için gerçekten yeni bir soluk olarak nitelendirilebilecek bir film. Bize çok da yabancı olmayan hikayeler farklı bir dille anlatılıyor ve yönetmen istediğini başararak sizi gerçeklik duygusundan uzaklaştırıyor. Filmin içinde geçen o cümle gibi hiç bir şeyin gözüktüğü gibi olmadığını anlıyorsunuz.
Başroldeki Haluk Bilginer’i arka arkaya pek çok filmde görmüş olmaktan yorgun düşsem de oyunculuğuna diyecek söz yok. Filmi tek başına Haluk Bilginer götürüyor desek sanırım yanlış bir yorum olmaz. Canlandırdığı Musa Rami karakteri bir kahraman değil, sıradan biri, hepimiz gibi zaafları olan, çelişkiler içine düşen, farklı koşullarda zorlanan biri. Ve bunu pek çok karede hissediyorsunuz, bu filme daha sıcak bakmanıza neden oluyor.
Filmdeki absürd olaylar serisi başarılı işlenmiş ancak burada gözardı edilmemesi gereken bir nokta; bu anlatım tarzının bir süre sonra izleyici üzerinde bir etki bırakmıyor olması. Film ilerliyor, olayların akışına tanık oluyorsunuz ancak bir süre sonra şiddet gibi içi dolu olan bir kavram bile siz de herhangi bir tepkiye yol açmıyor. Bir önceki kareyi izler gibi sabit gözlerle bakmaya başlıyorsunuz, bu da filmin artık hiç bir haliyle sizi şaşırtamayacağı anlamına geliyor. Ancak yine de hep bekliyorsunuz, bir şey olacak ve bu zincir bir anda kırılacak. Ne yazık ki film bitiyor ancak o kırılma noktasını yaşayamıyorsunuz. Gerçekleşen olayların ağırlığını düşündüğünüz zaman bu tepkisiz haliniz filmle ilgili soru işaretleri doğuruyor kafanızda.
Filmin her sahnesinde yeni şeyler denenmiş olduğunu görmek zor değil. Çekimler, kamera açıları, ışık Türk Sineması’nda görmeye alıştığımızdan daha farklı. Bunlar filmin hanesine artı olarak yazılsa da yer yer gözün oldukça yadırgadığı kamera açıları filmden kopmanıza neden oluyor. Birden filmin dışına çıkıyorsunuz, yabancı bir göz olduğunuzu ve her şeye dışardan baktığınızı hatırlatıyor size. Ve her şey hayatın içinde yaşananların farklı bir yansımasıyken bile sizi soyutluyor olanlardan.
İlk yönetmenlik denemesinde her ne kadar popüler oyuncular seçilmiş olsa da Onur Ünlü’nün önceliğinin gişe kaygısından çok, hikayeyi kendi diliyle ifade etmek olduğunu farkediyorsunuz. Denemekten korkmayan, yeniliklere açık olması Onur Ünlü için en büyük artı sanırım.
Polis gişede ne kadar başarılı olur, filme giden insanlar beklediklerini tam olarak bulabilir mi bunu göreceğiz ama sadece “farklılığı” görmek için bile gidilebilecek bir film olduğunu söylerim. Sevin ya da sevmeyin ama bu gerçeği inkar etmeyin.
İyi seyirler…
Yazıyı burada bir kez daha okuduktan sonra farkettim ki filmin müziklerini es geçmişim. Filmde kullanılan şarkılar filme gerçekten renk katmış. Öyle şarkılar öyle beklemediğiniz anlarda kullanılıyor ki,
bu çelişki benim çok hoşuma gitti. Kısacası seçilen şarkıların doğru olduğunu ve çok iyi kullanıldığını düşünüyorum. Zaten filmi izlerken ilk dikkatinizi çekecek şeylerden biri de bu.
filmde bir şarkı vardı: “olur ya” sözleri aklımda kalmadı ama parçanın etkisi hala üzerimde… kim söylüyor, nasıl ulaşırım o şarkıya? Bilgi verirseniz eğer, çok mutlu olurum.
ya abi bu film süer ötesi bişi ordam bide benim akraba oynuo izlemeyenler biran önce hücum edin
mehmet erdem söylüyo ama bulamadım bi türlü kaç gündür araştırıyorum ama yok bulamadım.. bulabilen olursa haber verirse çok sevinirim.
Bu arada çok güzel film harbiden son aylarda izlediğim en güzel filmdi…
evet o şarkıyı bulursanuz ben de istiyorum.olur ya…
Cezanın yaptıgı müzik süperr
bide olur ya şarkısı nı kıraç sözlerini yyazmışş
buldum şarkıyı… mehmet erdem olur ya
http://youtube.com/watch?v=uYLA3uLqPmc
Yalniz filmin sonu yok gibiydi, pardon direk yoktu!
Film bittikten sonra arkadasimin 3.cd’yi takmasini bekledim, gercegi ogrenince cilgina dondum desem yeridir!
anlayamadigim bu filmi izleyenlerin nasil farkli bi yorum olmus dedikleri..ya ben anlamiyorum farkliliktan yada farklilik gercekten benim bildigim bisey degil..turk sinemasi hic iyi bir yerde degil..kaliteli dedigimiz oyuncularinda para icin degil,turk sinemasini biraz daha iyi bir yere goturmeleri…
harika bir film olur ya şarkısınıda kıraç felan sölemio mehmet erdem isimli bir solist söylüyo
ya gerçekten çok güzeldi ama sonu kötüydü yani ötesini de gösterselerdi yani bir anda kesmeleri kötü oldu…
film muhteşem … yönetmen filmin sonunu bizim belirlememizi istemiş.Musa Rami nin üzeriğnde bombalar yanında sevdiği kız siz olsaydınız ne yapardınız???
süper bir film olduguna inanıyorum heleki içinde sinan çalışkanoğlu olunca bi baska güzel oluyor onu cok seviyorum:-)sinnnnnnnaaaaaaaaaannn
sinan çalışanoglu muhtesem bi oyuncu ve karekterlerini cok güzel sergiliyor iyide olsa rolü kötüde olsa mıhtesem ya süpe