Titrek kalemler cenneti
Baktım da titriyor ellerimiz, ve ellerimizin titrekliğini kalemin kurşun ucunda fark ediyoruz.
Kurşun kalemin titrekliği yazıya atıyor kendini.
Kıskanılası aşklar yaşamak isteyenler, komik duruma düşerler ya birdenbire. İşte o anki komiklik yazıda güldürür bizi.
Kimi zaman da biri gelir..En yakınındaki, ama kilometresi en fazla olan kişi. Gelir birden “hiç” olmak ister. Hiç olur yazısında. Yazısının titrekliğini yine de hissedersiniz, kurşun kalem kullanmasa da.
Kimi zaman başka biri hayatın ilginç yanlarını inceden inceden batırır aklımıza. Eli güçlü, kalbi titrek arkadaş.
Kimisi resimlere gömülür, yazıları süslemek için. Titrek ruhunu için için anlar da, bir şey diyemezsiniz.
Birisi de gider, gelmez olur yazıya. Küser birden bire, ama sabun köpüğü bile onun küskünlüğünden daha uzun kalır hayatta. Anlarsın ya çaktırmazsın gözbebeklerinin titrediğini.
Antikunti…Titrek kalemler cenneti…
Bu sözü hatırlattı titreyen yüreklerin birbirine sarıldığında gösterdiği sabit tavrın antikuntideki yansıması bana.
İnanmazsınız özlüyorum ben bu cenneti…


22. Kas, 2005 






Henüz yorum yok, ilk yorumu yazabilirsiniz! :)