Ben öyleyim
Yani sanıyorum öyleyim
Çünkü dün bi arkadaşım park edişime bakıp, “Tam da İstanbullu’lar gibi park etmişssin” dedi. Sağda solda bir kaç milim pay bırakıp iki direğin arasına girmiştim.
Kendimden şüphelendim bir an. Yoksa o asla yüzleşmek istemediğim şey gerçek mi oluyordu. Yani İstanbullulaşıyor muydum?
Yok hayır arkadaşlar. Sonuna kadar devam edeceğim dayanmaya. İstanbullu olanlar alınmasın ama benim İstanbullu olmaya niyetim yok. Çünkü isteseniz de istemeseniz de bu şehrin kendisi bir organik yapı ve bana göre her ilişkinizi olumsuz anlamda etkiliyor. Sanki “Hayalet Avcıları”ndaki New York gibi. Filmde şehirdeki insanların öfkeleri somut hale gelip kanalizasyonda kırmızı bir balçık olarak birikiyordu. Belki İstanbul’un kanalizasyonlarındaki tıkanıklık da benzer bir sebepten kaynaklanıyordur. Kim bilir?
Bu arada nerelisin diye soracak olanlar olursa sadece şunu söyleyebilirim:
İstanbullu değilim.
Malum İstanbullu olmak Türkiye’nin başka herhangi bir şehrinden olmaktan çok çok daha farklı bir şey. Zaten biraz da Türkiye’nin kendisi olmak demek.
Türkiye’nin hali malum, İstanbul’un da…
Daha fazla uzatmaya gerek yok çünkü biliyorum ki İstanbul içinden veya dışından her kim olursa olsun bu yazıyı okuyan herkes bilir İstanbullu olmanın nasıl bir şey olduğunu…
Neden biliyor musunuz?
Çünkü bütün ülke gizli bir komplo teorisi çerçevesinde İstanbullulaştırılıyor zaten
Bunu anlamanız için en basitinden haberlere ve diğer Tv programlarına bakmanız yeter, ya da günlük gazetelere. Bir keresinde detaylı bir inceleme yapmıştım ve ana haber bültenlerindeki haberlerin ortalama %98 oranında İstanbul’dan seçildiğini görmüştüm.
Herkesin algısında “Türkiye İstanbul’dur” önermesi yaratılmış durumda. O yüzde çoğunlukla kendi şehrimizde ya da bölgemizdeki olaylardan bi haber yaşıyoruz. Esas tepki göstermemiz gereken bir çok şeyi es geçiyoruz. Asla dahil olmadığımız hayatları izliyoruz.
Şişiyoruz, şişiriliyoruz….
Tıpkı İstanbul gibi
Şişiyor
ve etrafımızdaki yaşayan her şeye zarar vermeye başlıyoruz.
Başlığa itinaden evet hala :))
ben istanbullu olmaya dünden razı olanlardan biriydim. Hala da öyle sayılabilirim. Trafiğine, gürültüsüne, kalabalığına söyleyecek sözüm yok.
Evet, hepimizin yüzünden düşen binbir parça kanalizasyonlarda kin, nefret, tahammülsüzlük olarak birikiyor olabilir. Sarı mı, kara mı bir balçık var, ben de görüyorum bu şehirde. Üzülüyorum, ama bu kanalizasyon siteminin sorunu, İstanbul’un suçu değil.
Yani insanlar Harbiye’de, Boğaziçi’nde ya da Sirkeci’de oldukları için değil, insan oldukları, hırsları, tutkuları, öz kötülükleri olduğu için üretiyor bu balçığı. Nereye gitseler üretirler.
Tüm memleketin İstanbul’lulaşmasının da kötü olduğunu düşünmüyorum. Bu sadece İstanbul’un, İstanbul’lunun, bir adım önde olmasından kaynaklanıyor. Tabii bu önde olma durumu her zaman doğru yönde değildir. Olması da beklenemezdi.
Ben göçmen bir ailenin çocuğuyum. Göçmenler gittikleri yere kendi kültürlerini götürür, oradaki kültürle uyumlulaştırır, hem kendi kültürüne, hem gittiği yerinkine olumlu katkılar yaratır. Aksi takdirde gittiği yerde dışlanır, getto yaratır, 2. sınıf olur. Bunun bir an önce farkına varılmalı, bir an önce herkes İstanbul’lulaşmaya çalışmalıdır bence.
Herkese bu uzun yolda kolaylıklar dilerim.
İstanbul’u sevmek midir İstanbullulaşmak yoksa İstanbullulara benzemek mi? Her ne ise, seviyorum bu kenti.İncitmek istemiyorum. Öyle güzel..
İSTER İNANIN İSTER İNANMAYIN BEN GERÇEK BİR İSTANBULLUYUM.
DİYECEĞİM ŞUDUR .İSTANBUL BİZANS ZAMANINDA DA OSMANLI ZAMANINDA DA BİR ŞEHİRDİ.İSTANBULUN KÖY OLDUĞU TARİHLERLE İLGİLİ BİR KAYIT YOK.
VE İSTANBUL KİMSEYE KUCAK AÇMAMIŞTI “GELİN BENİ TALAN EDİN,MAHVEDİN” DİYE…
HERŞEYİ BİR KENARA BIRAKIYORUM..EN GARİP VE SİNİR BOZUCU OLANSA İSTANBULA SONRADAN GELEN İNSANLARIN,İSTANBULDAKİ OLUMSUZLUKLARDAN,HERKESDEN ÇOK ŞİKAYET EDİP YAKINMALARI GERÇEKTEN BÜYÜK BİR YÜZSÜZLÜK.
SANKİ İSTANBULUN YAŞADIĞI SIKINTILARA ONLAR SEBEP OLMAMIŞ GİBİ.
EĞER ŞU AN BİRİLERİ VALİZLERİ ELDE İSTANBULA DOĞRU GELİYORSA ,BİLİNMELİDİR Kİ BU KİŞİLER KAPKAÇ,HIRSIZLIK,GASP VS SUÇ ÇETELERİNE KATILACAKLARDIR.EN MASUMU İŞPORTACILIK Kİ O DA YASAL DEĞİL.
İSTANBULUN YÖNETİMİNDE YANİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDE KÖYLERDEKİ İHTİYAR HEYETLERİ GİBİ GERÇEK İSTANBULLULARDAN OLUŞAN BİR DANIŞMA MECLİSİ OLSA FENA OLMAZ.
DÜNYA’DA SADECE BİR TANE “İSTANBUL” VAR.