Hayat ne kadarda çok tüm insanlığın baktığı farklı anlamlar çıkardığı çoğu zaman içinden çıkamadağı yağlı, sulu, pastel bir tabloya benziyor. Asıl kitabını değilde özetlerini okuduğumuz, tanımadan övgüler yağdırdığımız bir ressama ait bu dünya.
Serginin içinde sayısız koleksiyon. Paha biçilemez bir çok eser, değersiz görülen tablolar. Esaretin , çaresizliğin, yaşanmışlığın, yalnızlığın, boşluğun, hayalin resmi ince ince çizilmiş bir kader biçilmiş nesneler. Ressamdan bir parça olan hayatlar.
Resimin içindeki bir figüre benzetiyoruz kendimizi ve boyanmış olduğumuz renklerle yaşıyoruz. Sergide ara ara gördüğümüz karakalem çalışmasına takılıp uzun uzun bakıyoruz bir anlam çıkarabilmek için. En çok bu tabloda ağlıyoruz, çığlık atmak geliyor içimizden, kırdıklarımız ve kırıklarımız, son kullanma tarihini geçirdiğimiz çürük cümlelerimiz, af dilemelerimiz, affedilmeyişlerimiz ve pişmanlıklarımız. Tam bir kara kalem çalışması işte zahmetli ve geçişi zor sulu boyaya. Renkli bir tabloda kendimize geliyoruz karakterler bize daha yakın, tanıdık yaşama sevincimizin resmi ancak bu kadar güzel olur.
Bir janr (günlük hayatı anlatan) resmi bize sırdan gelir aradığımız sanki farklı, özel bir şey diye düşünürken bir portre karşımızda. Farkındamısınız insan hiç gözgöze gelmez portre ile o muhakak profilden gösterir kendini samimiyet yoktur, hep bir soğukluk bırakır arada, pastelin bütün tonlarını taşır üzerinde yada biz mi kabullenemeyiz bir türlü onu, hayatımıza sokarken ne kadar zorlanırız. Her baktığımız portre birine benzer hep bir anı, bir insanı, bir bakışı, bir sözü hatırlatır bize onu karşılaştırtığımız yanlar saymakla bitmez ve iyice uzaklaşır resim bizden.
Manzara resmi çezbeder bizi, baktığımız dakikada alıp götürür uzaklara ya o resmin içinde yalnızızdır yada en fazla iki kişiyizdir, tıpkı hayatta en çok yorulduğumuz bıktığımız alıp başımızı gidesimiz olduğu zamanlardaki gibi.
Oraların hayalini kurmak bile iyileştirir, tutar elimizden kaldırır ve hep bu resme bakarken hayatın güzelliğini farkederiz hiç bilmediğimiz bir yer olsada cennet, tasvir edilenle avunuruz düşündüğümüzden daha da güzel olacağını bilerek, serginin sonuna geldiğimizde şükrederiz ressama böyle görsel şöleni yaşattığı ve hayalimizdeki cennete bizi yakınlaştırdığı için salonun çıkışı aslında yuvamıza giden kapıdır.
janr (günlük hayatı anlatan) resmi
keşke sadece parantez içerisindekini kullansaymışsın.