Kumbara

kumbara.gif

Vakt-i zamanında demek daha doğru olur ki bu furya ile büyüyen ben gibilerin şahit olduğu bir durum olarak hala devam edip etmediğini pek bilmediğim bir gelenek; çeşit çeşit, bakkallarda çakallarda genellikle teneke üzerinde Walt Disney olmadı elinden çizgi kahraman çıkabilecek bir atölye çalışanının hayal dünyasının karakterlerinin yer aldığı, domuzla tümleşik, bozuk para geçebilecek genişlikteki mağara tavsiri ile veya bunların çok ötesinde zamanında bankaların başta sakallı daha sonrada sakalsız müşterilerinin oğluna/kızına şirin görünmek, çocuğu da şirin gözükmek adına tasarrufçu yapmak için kibrit çöpü ile açılabilecek bir kapısı olan “Anahtarı saklıyoruz bak, aydan aya gel açalım para biriksin” kandırmacası ile verilip bizim teneklerle karşılaştırılması bile abes bir kumbara kültürümüz vardı.

Harçlıklardan artan ki birşey kaldığı söylenemez, annemin cüzdanından da zorla alı koyup attığım bozuklukları da sayarsak bunun da üzerine sağdan yürüme şanslısı beni eklediğimizde hızlı olmasa dahi emin birikimlerle bir kumbaram oldu birkaç defa:)  Doluluk oranını hergün artan ağırlığının salladıkça çıkan tok sesine oranı ile tespit edip bir doygunluk yaşardım. Yarına ,öbür güne tahmini birikim sevinçleri de cabası tabii. Fakat transparan tutkusunun televole kültürüne yansımadığı dönemlerde üst üste biriken paralarımı açık ve net göremediğim için mi desem, sayıp sayıp herbirini bizans altını yerine koyma girişimlerim mi desem, sansardan tavuk kaçırır gibi ondan daha sinsi devalüasyondan para kaçırmak için mi desem sürekli olarak kumbarayı baş aşağı tutmaya başladığımı farkettim. Ergenlik çağında değildim büyük ihtimal ve ben bir kız çocuğu da değildim ama cımbız kullanma kılavuzumu yazıyordum bu lanet teneke sayesinde. Sokarken zorlandığım dev paraları gözlerimin birini kapayıp diğerini odaklayarak çıkarmaya çalıştığım kanter zamanlarımda az küfür etmedim tedavülden bile kalkmış farketmediğim paralara.

Herbirini kendi benzeri ile guruplaştırma çalışmalarımda manevi değer değil tabii satın alabilme kapasitesi yüksek üretim tarihi yakın olduğu için parlaklığını kaybetmemiş bozukluklardan birkaçını kendimden araklardım. Nasıl olsa yerlerine koyardım değil mi? Bunları bir güzel harcardım. Ne mi yapardım? Çarpışan arabalar en büyük tutkumdu:)

“Kumbara” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış

Yorum yapın




Kapat
E-posta ile paylaş