Kimseye etmem şikayet

Özgürlük

Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime. Ne kadar doğru ve ne kadar dokunaklı. İnsan hata yaparak, düşe kalka öğreniyor hayatı. Çocukken dizlerimiz yara bereyle doluyken bile koşmaya devam ederken, her yaranın yanına yenilerini eklemekten çekinmezken yine de mutlu çocuklardık. Şimdi daha soyut ama daha derin yaralar açıyoruz içimize. Ders almak yetmiyor bazen yanılmak için belki, belki de sadece her geçen gün şişen egolarımızı biraz olsun bastırabilmek için üstüne gidiyoruz hayatın. Yokuş aşağı bisikletle indiğimiz günler gibi biraz korku ve biraz adrenalin için düşüp yaralanmayı göze alıyoruz. Duyacağımız lafları, dostların uyarılarını, kınamaları göze alarak yaşıyoruz. Kimseye şikayet etmeden istikbalimizi az buçuk tahmin edip suçlu gibi titreyerek ağlıyoruz.

Yanılmak istiyor insan; duygulara teslim olmanın mantığı elinin tersiyle itmenin belki bi getirisi olur. Bir sahil kenarında durup denize bakıp İstanbul’la konuşuyorum. Gözyaşını denize bırakan insanları düşünüyorum. Ne çok acı ne çok hayalkırıklığı var bu şehirde. Sağlığını kaybedenler, aşkını unutmaya çalışanlar, hasret çekenler, zamana teslim olanlar, çocuğu için kocasına katlananlar, yaşamak için fedakarlık yapanlar, yarı yaşındaki insanlara hizmet edenler ve kimbilir daha neler neler… Bunca acıyı içinde taşıyan ama güzelliğini hiç kaybetmeden direnen ayakta kalan İstanbul kadar güçlü olmak istiyorum…

Biliyorum musibetler bile yetmiyor insanın gözlerini açmaya. Ama bir şans daha diliyorum yaşamdan. Yolda yürürken hani en dipte olduğunuzu hissetiğiniz an bir milli piyangocu yaklaşır yanınıza. Bu akşam çekiliyor “Çıkmaz Demeyin Şansınızı Deneyin” der. Hiç aklınızda yoksa bile denemeye değer diye düşünürsünüz. Ya çıkarsa! Hemen gerçek dünyadan kopup hayaller aleminde en parlak kıyafetlerinizle ve yanınızda şahane bir eş Hummerla yemeğe gittiğinizi düşünürsünüz. Yüzünüzde filmlerde rastladığımız o umursamaz gülümseme ve ağır çekimde para var huzur var şeklinde bir yürüyüş. Çekilişten bir amorti bile çıkmayacağını aklınıza bile getirmezsiniz. İşte tam böyle birşey. Ayaklarım yere basmıyor, yine üzüleceğimi çok da düşünmeden duvara doğru gaza basmış durumdayım. Önüme çıkan kimse durmama yetmiyor. Ya duvara geçirip başımda kanlarla enkaz halinde bulunacağım, ya da bu kez direksiyonu son anda kırmayı başaracağım.

“Kimseye etmem şikayet” için 1 Yorum yapılmış.


  1. 1 esteban 26 Kas 2006 02:42:03 PM

    evet bu sehirde hayal kırıklıgı da, basarısızlık da insan sayısı kadar cok. kimin yok ki, hangimizin derin yarasi ya da acisi yok.

    nip tuck’i izleyenler bilir, kahramenlarin baslarına her bölümde normal bir insanın kaldırabileceginin 10 katı bela gelir. Sezon atladikca görürsünüz ki sıkıntılardan güclenerek degil, eksilerek cıkmıslar. ayakta kalmayı basarmıslar ama kilo kaybederek.

    dostlar her zaman, her konuda uyariyorlar.
    ama bu is baska. herkesin kendi hatalari, eksikleri var.
    bu iste yardım almak ve yardım dilemek yok, yalan.
    iyiye sevinip kötüye beraber üzülmek baska, ögütler vermek baska.
    dostlar sagolsun ama biraz geri dursun.

    cok keskin ve cok aci verici bir kısır döngü yasadıgımız.
    askımızı kücük gördügümüzde kendimizden eskiltiyoruz, gözümüzde büyütünce de hayal kırıklıgımız artıyor.
    acaba oldugu gibi görmenin bir yolu yok mu?
    sadece oldugu gibi görmenin ve kabul etmenin…

Yorum yapın




Kapat
E-posta ile paylaş