Hemen hemen herkes bilir, bahar ayları gelince insan silkelenmiş gibi olur. İçiniz kıpırdanmaya başlar, sabah uyanırken güneşi fark etmek daha hızlı hareket etmenizi sağlar, geç kararan havalar size daha dolu dolu yaşıyormuşsunuz hissi verir. Bundan sebeptir ki “geldi bahar ayları gevşer gönül yayları” sözü boşuna söylenmemiştir.
Doğa yenilenip paltalorını atıp renkli çiçeklerini takarken boynuna hayat daha güzel gözüküyor gözümüze elbette. Ancak tüm bunlara rağmen adı bir türlü konamayan bir bahar yorgunluğu da gelip çöküyor omuzlarımıza… Kiminle konuşsam herkes çok yorgun. İşinden, sevgilisinden, çocuklarından, aşklarından, İstanbul’un koşturmacasından bitmeyen ödemelerden… Nasılsın sorusuna iyi demeyi alışkanlık edinmiş olsa da dudaklarımız, hemen arkasından “çok yorgunum bu ara” cümlesi takip ediyor onu. Bahar yorgunluğu diye bir şey var malum bu hayatta, eğer siz de o yorgunlardansanız hayatınıza bu ara biraz dikkat edin. Bakın doktorlar diyor; bol meyve tüketilecek, bol su içilecek, sigara, alkol ve kafeinden uzak durmaya dikkat edilecek… Gerekirse vitamin alınacak.
Her ne kadar bahar aylarının sonuna yaklaşmış olsak da bu yorgunluklara dikkat etmek lazım. Biraz silkelenmek, canlanmak lazım.
Bir de…
Baharın tadını çıkartmak lazım…
“Doğa renkli çiçeklerini takarken boynuna…” için 0 Yorum yapılmış.