dip (b-22)

Sinan elini yüzünü yıkayıp , bir sigara yakıp yağmurun yanına oturdu. Yağmur kaçamak bir nefes çekti Sinan’ın sigarasından. Çocukluk anılarından, bu bahçede oynamayı en çok sevdiği sek sek oyunundan bahsetti.Sinan gülümseyerek çocuk kalan Yağmuru keşfediyordu. Annesi kocaman kayık bir tabağın içinde karpuz getirip masaya bıraktı.Anne eli değmiş olduğu karpuzun dilimlerinden belliydi. Yağmur kocaman bir öpücük kondurdu annnesinin yanağına. Annesi mutfakta mantı yapmaya devam edecekti. “Siz oturun hazır olunca siz de sofrayı kurarsınız” dedi. Sinan kendini yıllardır buraya aitmiş gibi rahat hissediyordu. Yağmur sevgilisine yedirirken ilk karpuz dilimini çekirdeklerini de ayıklamıştı. Sinan o an bir kere daha bu kadını sevdiğini ve sevildiğini anladı. Huzur bu muydu?

Güneş hızla tepelerin arkasında kaybolmaya devam ediyordu. Sinan odaya gidip valizinden fotoğraf makinesini getirdi. Yağmurun sedirde otururken , ayağındaki lastik terliklerle fotoğrafını çekti. Yağmur “Bu kılıkla fotoğraf çektirmek istemiyorum , çekme lütfen” dedi. Yine de objektife gülümsemeyi ihmal etmedi. Sinan yağmurun önünde diz çöküp kafasını yağmurun bacaklarına yasladı. “En pahalı kremleri kullanan, en ünlü markaların kıyafetlerini giyen, en abartılı makyajları yapan kadınların sabah ilk uyandıkları halini çok merak ederim. Eminim koca bir hayal kırıklığıdır ifadeleri. Yozlaşmış yaşamlarını ,fahişe ruhlarını,nursuz suratlarını; paralarının gücünün arkasına saklarlar. Oysa sen en çok sabah uyandığında güzel olursun. Senin bunlara ihtiyacın yok”

Yağmurun annesinin seslenmesiyle doğruldu ve Sinan’ın kafasını kaldırdı panikle. Suçüstü yakalanmış hırsız gibi titremeye başaladı. “Geliyorum anneciğim” dedi. Sinan’a bakıp haline gülmeye başladılar. Koca bir kadın olduğunu untturmuştu baba evi.

Sinan bahçeden domates toplayıp sofraya getirdi. Taze sebzeler, ev mantısı, temiz hava onlara unuttukları huzuru geri getirmişti. Uzun uzun sohbet edip çay içitler bahçedeki sedirde. Uyku vakti gelince annesinin içi rahat olsun diye annesinin odasına gitti. Sinana son bir öpücük verip annesinin sıcak koynuna girdi. Annesinin çocukken anlattığı masallardan birini anlatmasını istedi. Yüzünde gülümsemeyle derin uykulara daldı. Artık uykusuz geceler yoktu. Anne eli, baba evi, sevgili yanı, dağ kokusu vardı. Ertesi sabah hiç kalkmadığı kadar erken saatte kalkıp babasını ziyarete gitmek için hazırlandı. Sinan olmayacaktı yanlarında. Bu anı kendi başına yaşamalı,altından kalkmalıydı.

“dip (b-22)” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış

Yorum yapın




Kapat
E-posta ile paylaş