dip (b-11)

Bir kaç saniye baktı Sinan’a. Derin bir sessizlikle huzur dolu gülümsedi. Göz yaşları donmuştu sanki gülümsemesinin üzerinde. Sinan’a sarıldı, geri çekildi, ellerini koyacak bir yer bulamadı. Ayağa kalktı, odanın içinde bir kaç adım attı. Az önce Sinan’ın durduğu camın önüne gitti. Biraz önce Sinan’ın baktığı sokağa baktı, koşan çocuklara, güneşin parlaklığına. İçi sıcacık oldu bir an, sonra Sinan’a döndü tekrar. Sinan gözlerini ayırmadan Yağmur’u izliyordu. Yanına yaklaştı yeniden, yere, tam Sinan’ın önüne oturdu. Ellerini tuttu, sıcacıktı Sinan’ın elleri, zaten hep Yağmur’un ellerini ısıtmayı başaran tek insan olmamış mıydı o? Yaz kış soğuk olan ellerini bir tek Sinan ısıtabilirdi yer yüzünde, onu böylesine gülümsetebilen karşısında oturan ve bir çocuk merakıyla gözlerini Yağmur’a diken bu adamdan başka kim olabilirdi ki?

Bir kaç saniye içinde pek çok şey düşünmenin yorgunluğuyla kafasını kaldırdı yeniden ve bir bıçak gibi böldü sessizliği ağzından çıkan sözcük.

“Hayır.”

Sinan’ın yüzü karardı bir andı. Anlamamıştı henüz, sakinliğini korumaya çalışarak sordu bir kez daha.

“Benimle, bir ömür boyu, kimsenin dokunamayacağı bir yerde yaşamak ister misin?”

Yağmur titreyen sesiyle cevap verdi.

“Seni seviyorum. Bir cümleyi bu kadar beklemek haksızlık değil mi? Yaşanan pek çok fırtınalı zamana hep bu cümle için katlandım ben. Seni sevdiğim, senden bunu duymayı beklediğim için. Aslında bekleyiş demek yanlış olur, hani bir şeyi bilirsin az çok, hissedersin ama bir türlü sözcükler yetmez anlatmaya. Biz böyle bir sevgi yaşıyorduk. Seni seviyorum hep yetersiz kalacaktı, daha iyisini bulmaya çalışırken kaybolduk. Kendimizi kaybettik, birbirimizi kaybettik. Korunduğumuz kalelerimiz yıkıldı üzerimize, yeniden kale yapmak için evlenmek iyi bir başlangıç değil.”

Sinan şaşırmıştı. Çocuksu bir üzgünlükle, dudağını bükerek konuşmaya başladı.

“Sevineceğini sanmıştım. Bunu istediğini sanmıştım.”

“Ben seninle evlenmeyi değil, yan yana olmayı istemiştim. Birlikte uyuduğumuz geceler olsun, sabah birlikte kahvaltı yapalım, birlikte balkondan yıldızlara bakalım, gece yarısı sigaramız bittiğinde sokaklarda sigara arayalım, salaş bir meyhanede karşılıklı rakı içelim, çakır keyif olup birlikte yollardan geçerek eve gelelim istemiştim. Senin hiç bir zaman hatırlayamadığın ve hep eksik söylediğin o şarkıyı ben tamamlamak istemiştim. Oysa sen hep yalnızdın o şarkıyı söylerken, ben de yalnızdım. Önce birlikte olmayı öğrenmeliyiz, güneşin doğuşunu izlemeliyiz, akşam üzeri şehir yavaşça durulmaya başlarken çay içmeliyiz.”

Sinan kalktı oturduğu koltuktan, Yağmur’un elleri boşlukta kaldı. Salondan çıkmak için ilerledi, son anda duraksadı. Bir şey söyleyip söylememenin kararsızlığıyla döndü Yağmur’a.

“Haklısın; belki de yine yanlış zamanda yanlış bir şey söyledim.”

“dip (b-11)” için 1 Yorum yapılmış.


  1. 1 ezgi vatan 07 Şub 2006 12:10:37 AM

    harika bi yası olmuş beni oldukça etkiledi..aşkların kaderi desek yerli yerinde olur bu !!

Yorum yapın




Kapat
E-posta ile paylaş