Yağmur ne diyeceğini bilemeden öylece boşluğa bakıyordu. Bu sözcükleri onun ağzından duymayı o kadar çok beklemişti ki. Ama sanki duymayı hiç ummuyordu. Onun kollarında, onun yanındaydı ama gözleri yerdeki halının desenlerini inceliyordu. O da söylemek isterdi ama sanki söylerse Sinan’ı kaybedecekti, büyüsü bozulacaktı. Bunca olaya bunca tartışmaya rağmen onunla olmaktan mutluydu. Yalnızken çok düşünmüş kafasında binlerce senaryo yazıp inanmıştı. Belki hep tek taraflı düşünmüştü, belki birazda ona hak vermeliydi. Sinanı hayatının merkezine oturtup istediği her şeyi verip sonra kızmaya başlamıştı. Oysa onu bu hale getiren kendisiydi.
Sessizce yerinde doğrulup gözlerine baktı. ”İkimizde severken neden bu kadar hırpaladık birbirimizi. Hiç düşündün mü? Belki çok zorladık sınırlarımızı” Sinan onun ciddi bakışlarının altında küçük bir kız görmüştü. Elinden bebeği alındığı için hırçınlaşmış, geri verildiği an gülecek küçük bir kız. Onunla ilk karşılaştıklarında da aynı şeyi hissetmişti. ”Bu kadar yaralamasaydık, bunca kavga etmeseydik şu anda birlikte olmazdık. ” Yağmur onun her cümlesi gibi bunu da doğru bulmuştu. Sinan yerinden kalktı lavaboya gitti. Yağmur oturduğu yerde camdan dışarıya bakıyordu. İlk karşılaştıkları zamanları hatırladı. Sinan haklıydı her kavga daha da yakınlaştırmıştı onları.
İçi boşalmış bir ördek gibi donuk bakışlarla oturuyordu. Sinan yanına yaklaştı, tam önünde durdu. Yağmurun karnına kafasını yasladı, yağmur her zaman yaptığı gibi Sinan’ın saçlarını okşadı. Ondan hiç kurtulamayacağını bir kez daha anladı. Ne onsuz yaşayabilirdi, ne de onunla yaşayabiliyordu. Bu belirsizlik içini kemirmeye devam ediyordu. Hayatta en nefret ettiği şey belirsizlikti. O bunlarla kafasında boğuşurken Sinan kafasını kaldırıp gülümsedi. ”Bana ömür boyu katlanabilir misin sevgilim” Yağmur koca yeşil gözlere bakıp gülümsedi.
“dip (b-10)” için 0 Yorum yapılmış.