Davet

Pazar yalnızmış; pijama, terlik partisine davet etti. Yerimden kalmak istemesem de istemeye istemeye davetini kabul ettim. İçimdeki sıkıntılı o kadar belliydi ki oda bile birden bir kasvet içine girivermişti.

Gözlerimi açtığımda ne göreyim. Muhteşem bir sofra kurulu, hani derler ya “kuş sütü eksik” bu sofrada oda var… Çok sevdiğimi bilirmiş gibi buzlanmış vişne şarabımı. Aaaa! Oda ne; hayalleri mide meze yapmış… Sıkıntılarımı ortaya koyduğu derin kâsenin içine salata… Aşklarımı özene bezen katladığı peçetelerin arasına sıkıştırmış… Beni de tam köşeye oturtmuş.
Hemen karşımdaki koltuğa oturdu ve hadi, başlayalım sana içelim dedi… Bana!

İçtik, içtik ve yine içtik. Sonsuza dek ayıkmak istemezmişçesine… Tavan yere inmiş deyip kahkahalarla gülercesine…
Masum değildik belki ama bilirdik en saf bizdik. Hayallerimizi süsledik fenerlerle, kurdeleler taktık, salataya da bir güzel limon sıktık afiyetle yedik. Yağlanmasada peçetelerle sildik ağzımızın kenarını, gözlerimizden arta kalan parçalarla… Buzlanmış şarabı içtik, eriyen buzmuydu sebep bilmem ama her yudumda şömineye atılan bir odunun hızlıca tutuşması gibi alevlendi, yaktı…

Oracıkta uykuya dalıvermişim. Rüyamda sen! Ayaktasın ve sadece gözlerim içine bakıyorsun. Adını haykırıyorum, duymuyorsun… Sonrada birden kaybolup gidiyorsun. Uyandım…

Birden fırladım yataktan koştum pencereme, açtım mavi çiçekli perdemi, gözlerim kamaştı güneşin gülümsemesinden. Balonuma güneşin tam ortasına güzel bir kahvaltı ettim, şarkılarımı da mırıldanmaktan vazgeçemedim. Allahım nasıl da güzel bir gün, yepyeni bir dünya. Sensiz bir sabah, sensiz bir güneş…

Ve bu sefer gerçekten; Uyandım!

Arzu Candevir Çakır

“Davet” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış

Yorum yapın




Kapat
E-posta ile paylaş