Aman Kalsiyum sandoz iç mutlaka, hatta üşenme taze portakal suyu sık kendine, şu an en çok C vitaminine ihtiyacın var. Ateşin mutlaka gece çıkacaktır, mutlaka ateş düşürücü bulundur yanında. (Hep öyle olur. Güneş gider, ateş çıkar!) Öksürüyor musun? Bu fena işte, hemen bir kaşık bal yut, boğazını yumuşatır. Gece uyumadan önce ıhlamur yap kendine, hem sakinleştirici bir etkisi var hem de boğazına iyi gelir. Yemek yemeyi aksatma enerjiye ihtiyacın var, ilaçları aç karnına içme.
Bla bla bla bla bla bla bla…
Hepimiz hastayız, öyle böyle değil. Ateşimiz çıkıyor, bir anda nöbet geliyor deli gibi titriyor biraz önce açtığımız camları kapatıyoruz. Elimizde ıhlamur içtiğimiz büyük kupalar, başucumuzda selpaklar, hapşırıklar, sıcak suya karıştırılan o sarı iğrenç tozlar… Hatta bazılarımızın kırmızı burunları bile var. Ne acıklı bir tablo yarabbi! Oysa daha Cuma akşamı Nevizade’de rakımızı içmiş arkasından gittiğimiz konserde çılgın gibi dans ediyorduk. Bir anda o enerjiden “görmek istediğim tek şey yatağım” moduna geçmek ne acı!
Bu hastalıktan ve hastalık vesilesiyle bu yazıdan çıkardığım dersler…
1- Gittikçe anneme benziyorum. Onun bana sabah cep telefonunda kurduğu cümlelerin tamamını ben de aynı şekilde başkalarına kurdum. Arada bir kaç farklılık olmuş olabilir, üzerinde tekrar yaparak çalışıyorum.
2- İnsan kimi zaman kafasını düz tutabilmek için gerçekten büyük bir çaba harcıyor. Ne kadar ağırmış meğerse!
3- Pijamalarını giyip yatağına uzandığın an hayattaki en güzel dakikalar olabilir. Bu senin bakış açınla ilgili.
4- Hayatta düzenli ilaç kullanmak kadar bana sıkıcı gelen bir şey yok!
5- Sağlıklı olmak gerçekten önemli bir şey. Dün sabah kendimi anlık bir yanılsama da olsa iyi hissederek uyandım ve Tanrıya şükrettim. Bunu daha sık yapmalıyız. Kaybetmeye gerek kalmadan…
6- Bundan sonra sağlığıma (hem akıl, hem vücut hem de ruh) çok dikkat edeceğim.
Bu yazıdaki her şeye canı gönülden inanıyorum. İyileştiğimde bunları unutmamak şu anki ilk hedefim…
“Bir hastalık ve çıkarılan dersler” için 0 Yorum yapılmış.