40. Yıl Anısına
Durup dururken aklıma gelir bazen ve bu birkaç saatlik şölene dönüşür bende şaşkınlık, gülme krizleri ve ardından gelen vazgeçilmez ne güzel günlermiş iç çekmeleriyle son buluyor 40. yıl kasedi. Dedem ve babaannemden kalan en güzel hediye olsa gerek biz 3. kuşağa.
Herkes yine yaş sırasına göre masabaşında masa ise coşmuş durumda.Biz yani kuzenlerse her zaman ki gibi ebeveynlerin arkasında ayrılmış masada peki sorun masada oturan tek bir kişi var mı diye izlerken farkediyorumda bıcır bıcır ortalıklarda geziniyoruz.Hepimizin en sevdiği elbiseler giyilmiş neşemizi hiç bir şey bozamaz diye düşünürken neden sonra aldığımız hep hayır cevaplarına yaaaa neden ama? diye isyan ederiz.Hemde tüm kuzenler ayrı bir karaktere bürünerek yapıyoruz bu işi.Ne var işte izin verseler bahçeye çıkmamıza nolcak sanki cümleleri ise günümüze ait zira o zaman elimiz kolumuz bağlı söz dinliyoruz.
Ve kamera büyüklerde ne komik ya o zamanki kıyafetler vatka olmazsa olmaz dönemler, gözlük değilde sanki yüzlerinde bir ekran taşıyormuş edası, ne kadar değişmiş şimdi dediklerimiz ve hiç değişmeyenler ama hepside şık benim gözümde.Birileri her zaman ki gibi espiriler patlatıyo diğer bir grup ciddi ciddi konuşuyo ama ben en çok dedeme dikkat ediyorum yüzüne,kime benzediğine, ne kadar yakışıklı olduğuna ve birazda kıskançlıkla acaba şimdi hangimizi kucağına alıcak diye sabırsızlanırken o birimizi bırakıp diğerini alıyo peki biz napıyoruz cıyak cıyak bağırıp iniyoruz sıkılıyoruz hemen herşeyden ama sıkıyoruzda aynı zamanda mesela ben durmadan benden küçüğü bi kucaklama, onu eğlendirmeye çalışıyım derken ağlatma, başkasındaysa ondan çekmeye çalışma durumlarındayım yazık ya herkes bana bağırıyo bırak kızı diye bir rahat vermemişim neyse canım yalnız değilim bu konuda sevgili yazarlarımızdan emotionmaybe üzerinize afiyet benden daha inatçıymış.Neyse bak kamera hep bizi çekmiş ama peki diğerleri nerdeler derken ”süüüper babaanne seni çok seviyoruz” sesiyle birden karşımıza çıkıyorlar ellerinde hediyeler ve öpüşme,zıplama merasimi herkes birden ayaklanıyor.Birden hoop başka bi salona geçiyoruz.Bu anı neden ölümsüzleştirmeyelim cümlesi bence tamda bu geceye uygun.
Tabi inşallah bir düzen bulabilirlerse her ağızdan bir ses; ilk fikir dedemden, Nejat sen annenin yanına geç tamam o zaman Müjgan babamın yanında dursun Vedat sen böyle gel Tarık e gelin hadi sizde diyesürüp giden cümleler ve bu kargaşada kameraman bize büyük bir jest yapmış en güzelde dedem ve babaannemin güldüğü zamanı yakalayıp durdurmuş. İşte kaset biterken aklımda kalan son kare. Ben yinede onlara nice mutlu 40 yıllar diliyorum.


22. Eyl, 2005 






neden diken diken olur ki insanın tüyleri, böyle biten yazılarda?
tüyleri diken diken biter, çünkü o kasette sen de varsındır…