« Eski Home
Yükleniyor Yeni »

Temmuz, 2006 için Arşiv

Kadınlık insanı yorar…

Yıllarca yazarsın, çizersin, söylersin, susarsın…
Birileri gıcık olur sana..Bilmezler çünkü neden bahsettiğini..Tek bir gıcık olma sebepleri vardır, senin kendilerine gıcık olduğunu sanırlar.
Halbuki söylediklerin yanlış anlaşılmaya müsait olduğu kadar, rahatsız olunmayacak kadar pürüzsüzdür. Bilmezler ya; işte ondan anlamazlar..
En çok da beynini yorarlar.. Çünkü hepsine verecek yanıt ararsın, kimseyi kızdırmamak adına… Beynin yorulunca küçük bir tümör yaratır [...]

Yılın en kötü sözü!

Almanlar ilginç bir araştırma yapmışlar. Bir jüri tarafından yapılan oylamayla “Yılın en kötü sözü” seçilmiş. Asıl haber burada ama ben Fikirbaz‘ın arşivinde gördüm.
Tüm reklamcıların, televizyoncuların, gazetecilerin, bilişimcilerin yaptığı gibi benim de ilk aklıma gelen “Bunu Türkiye için de yapalım!” oldu.
Geçtiğimiz bir yılın gündemini düşünerek cevap verin: Geçtiğimiz yılın en kötü sözü neydi?
Başlangıç için “Töre Cinayeti” [...]

Eksik

Defalarca ödenmemiş
Yalnızlıklar bıraktın bana
Cevaplanmamış sorular
Bir öpücükle yarım kalan sorular…
Kesin yargıların vardı
‘sen hayattasın, varsın, karşımdasın;
öyleyse seviyorum seni’
Sevgin,
Cansız
Derinde canlı…
Güneş daha yavaş doğardı
Seviştiğimiz gecelerde
Kuşlar daha bir geç öter
Ne yoldan birisi geçer
Ne de yapraklarını dökerdi odamdaki çiçek
Uyurdun
Gülümserdin
Düşlerinin uğultusu yankılanırdı
Düşünmeyi unutmuş beynimd
Kelimelere dökmezdin mutluluğunu
Daha çok sarılırdın bana
O kadar
Kanat takıp uçardın
İşte o gecelerde
Peşinden bakakalırdım
Sabah gelip konardın üstüme
Tenin dağlar gibi kokardı o [...]

Keskin görüşlü yağız delikanlı…

Derin karanlık kuyusu kızıştırınca korkutucu arzuyu
Sessiz şehvet saçmalığında sağıldı sağrısı
Kadının kekremsi tadı kızılcık kokusuna karışınca
Babayiğit baba bağladı kızının başını
Delifişek bir gönlün gönülsüzce gerçeklediği
Uluorta başkaldırışı hayata karşı
Cerehat üretiyordu durmadan
Ve hepsini hevesliyordu doyumsuz kursağı
Sönmeyeyazmış fenerin ışığında çırpınan kelebek
Uçtukça sırrını saçıyordu kanatlarının
Toz beyaz havada asılı kalırken bir ömür
Hiçlik hikayeleri yankılanıyordu şehir aylaklarının
Sütsüz kalmış çocuğun başkalaşım sandığı
Keskin görüşlü yağız [...]


Kapat
E-posta ile paylaş