Hayat ne kadarda çok tüm insanlığın baktığı farklı anlamlar çıkardığı çoğu zaman içinden çıkamadağı yağlı, sulu, pastel bir tabloya benziyor. Asıl kitabını değilde özetlerini okuduğumuz, tanımadan övgüler yağdırdığımız bir ressama ait bu dünya.
Serginin içinde sayısız koleksiyon. Paha biçilemez bir çok eser, değersiz görülen tablolar. Esaretin , çaresizliğin, yaşanmışlığın, yalnızlığın, boşluğun, hayalin resmi ince ince çizilmiş [...]
Şubat, 2006 için Arşiv
İki yakası keskin kayalardan oluşan gölgeli bir uçurumun iki yakasında karşılaştılar. İki denizci birincisini yakaladı şimdi enginlik özlemi, öteki mağrur başını kaldırmış rüzgarı dinliyor. İlki haykırdı öbür yakaya:
- geçmem lazım, dönmeliyim tekrar o derinliğe
- bense yeni çıktım karanlıktan, görmüyor musun üzerimde hala yakıcı tuzun gölgesi
- yelkeni dolduran rüzgarı duyuyorum, martı şarkılarını, güverteyi okşayan dalgaları..
- bu [...]
Menekşeler
Sevgi
Kötü söz söyleme aya karşı
Kitaplar ve defterler
Göz
Gülüp
Yarın ağlayacağım
Para kanlı
Serin
İzleyici
Sebepsiz bir açlık
Bira
Büyük bir sınav
Geviş getiren bir deveyim aslında
İşte bu yüzden bilirim
Elimdekiyle yetinmesini
Anıları parçalarım yeniden
Sonra tekrar öğütürüm onları
Bu Yazıyı Paylaşın
Gitmek istemiyoruz, kalmak yordu sadece
Yayınlanma tarafından 23 Şub 2006 Kategori: Antikunti ve Hayat 3 YorumBir masada oturmuşuz, bira içip nasıl intihar edeceğimizi konuşuyoruz. Şaka değil, hepimizin belli kriterleri var. Mesela ben kusarak ölmek istemiyorum, en büyük korkularımdan biri olmuştur kusmak hep, bu nedenle ilaç içme fikrine sıcak bakmıyorum. Bir de olayın sinematografik açıdan tatmin edici olması lazım, kendimi o yüzden buzların üzerinde derin bir uykuya dalarak donmuş hayal ediyorum, [...]

